Beslenmeye Farklı Bakış Açısı

Hepimiz için beslenme hayatın içinde yer almaktadır. Baktığımızda özel günlerde, aile sofralarında, bayramlarda, arkadaşlarla bir araya geldiğimiz anlarda, cenaze evlerinde bile her yerde sosyal hayatımızın bir parçasıdır ve olmaya da devam edecektir. Besin bizim için bir çok şeyi ifade ediyor olabilir. Yemek enerji ihtiyacımızı sağladığı gibi, sosyal alanlarda da yer edinip aynı zamanda tatmin faktörü de sağlamaktadır. Bu anları yok sayamayız, hayatımızın içinde olan gerçekliklerden biridir.

Besinleri sağlıklı veya sağlıksız olarak etiketlediğimizde kendimize ve besinlere karşı yaklaşım biçimimizde değişir. Kötü, sağlıksız, çok kalorili gibi olumsuz baktığımız besinleri tükettiğimizde suçluluk, yanlış yapma veya telafi etme düşünceleri gelebilir. Hatta günümüzde çok fazla kullanılan bir tabir olan, spor sonrası şimdi bu yemeği ‘hak ettim’ gibi cümleler, bazen de çok düşük kalorili diyet sonrası şimdi tatlı yemeği ‘hak ettim’ gibi ifadeler kendimizi cezalandırıp ardından ödüllendirdiğimiz anlamını taşımaktadır. Aslına baktığımızda yemek yemek ne ödüldür ne de cezadır. Yemek yemek/tatlı yemek için hak etmemiz gerekmemektedir.

Baktığımızda genel olarak tükettiğimiz besinlerin makro ve mikrobesin dağılımları farklılık gösterir ve tüm besinlerin belli enerji değerleri vardır. Doygunluk, tokluk sağlamasına bağlı olarak tüketilen besinlerin miktarları değişkenlik gösterebilir. Her besinin besleyiciliği, biyoyararlılığı farklıdır. Besin çeşitliliği sağlamak sağlık yararı sağlamakla birlikte, kısıtlama yapmadan vücudunun ihtiyaçlarını ve sağlık durumunu gözeterek farkındalıkla beslenmek hem mental hem fiziksel sağlığı bir arada destekler.

Tüm besinleri ulaşılabilir, tüketilebilir kıldığında bakış açında değişmeye başlayacaktır. Kendine karşı anlayışlı davranarak ihtiyaçlarını yok saymadığında, iyi hissetme odaklı ilerleyebilirsin.